11 Eylül 2017

Pamukkale ve Hierapolis Antik Kenti

Yılın son uzun tatili de nihayet bitirdik. Güzel anılar biriktirdik, harika fotoğraflar ekledik arşivimize. Tatil Belek'te başlayıp, Salda Gölü ve Pamukkale'yi geze geze İzmir'e gelmemiz ile son buldu. Bugün blogda UNESCO Dünya Kültür Mirası listesindeki Pamukkale ve Hierapolis Antik Kenti var.



Gitmdene yol boyunca "Anne pamuk mu göreceklerimiz?" "Neden Pamukkale demişler?" soruları eşliğinde vardık Pamukkale'ye. Eee ismi nerden geliyor peki? Kireçli sıcak suların çökelmesi ile üzerinde pamuk gibi beyaz tabaka oluşan kayalardan geliyor bu isim. Kaya olduğunu görünce bir şok geçirseler de acayip sevdiler burayı.



Hierapolis Antik Kenti sınırları içinde de yer alan Pamukkale hem tarih, hem görsel olarak neden bugüne kadar ziyaret etmemişiz dedirtti. Kentin kuruluşu hakkında kısıtlı bilgiler olmasına karşın,Bergama krallarından II. Eumenes tarafından MÖ.II. yüzyıl başlarında kurulduğu ve Bergama'nın efsanevi kurucusu Telephos'un karısı Amazonlar kraliçesi Hiera'dan dolayı "Hierapolis" adını aldığı bilinmektedir. Kentin Hellenistik dönemden önce de var olduğu ama bu döneme ait adı ile bir bilgi bulunmamaktadır.



Pamukkale Travertenleri'nin belli bölgelerini yürüyerek gezebiliyorsunuz. Tabii ayakkabısız olma şartıyla. Bizden sonraki kuşakların da görmesi için belli yerler yürüyüşe kapalı ama iyi ki de öyle. Gerçi insanımız ilginç, uyarıları dinlemeyip girenler, girdiği için görevli uyardı diye görevliyle kavga edenleri daha neler neler.



Travertenleri gezerken keşke kızların mayolarını da alsaydım diye pişman oldum, siz siz olun mayolar yanınızda olsun. Ki eşim söylediği halde peştemalleri mayoları arabada bırakıp da gezdik. Kızlar her suya girip çıktılar, kaymamak için özel çaba sarf ettiler. Ama kaçınılmaz son tam çıkıyoruz Aslı hoop suya... Bu da eğlence kısmı olsundu...



Travertenler'in hemen arkasında yer alan Hierapolis Antik Şehri'ni gezmeye başlıyoruz. İlk durağımız "Kleopatra Havuzu" diye bilinen "Antik Havuz". Burası 23 yüzyıllık bir havuz. MS. 7. yüzyıldaki deprem ile şehrin ortasında bir çukur açmış, sütunlar da yıkılıp içine savrulmuş. Şifalı sular ile dolan bu çukur bir havuza dönüşmüş. Yaz-kış 36 derece olan sular ayrıca şifalı olduğu söyleniyor. İşte burada üşenmeyip mayolarımızı alıyoruz. Fakat havuzun içinde kendi makinenizle fotoğraf çekmek yasak. İşletmenin kendi fotoğrafçısına istediğiniz kadar fotoğraf çektirip satın alabiliyorsunuz. (Biz almadık, fiyatlar bence uçuk kaçık)



Giriş fiyatı öncelikle Hierapolis Antik Kenti ve Pamukkale Travertenleri için 35 TL. "Antik Havuz"da da yüzmek isterseniz ayrıca giriş ücreti 32 TL. 

Sırada beni çok etkileyen "Antik Tiyatro" var. İnsanları hayret içinde bırakan bu yapı MS. 60 başlanmış olsa da depremler dolayısıyla MS. 206 yılında tamamlanmış. 50 oturma sırası bulunuyormuş.





3 yorum:

  1. Memleketime hoş geldiniz, ben biraz uzaktayım artık. Sizin sayenizde gezip dolaştım bende. 1970-80 lerde siyahlaşmaya başlamıştı suyunun özel otel ve motellerde, tarım arazilerinde kullanılmasından dolayı. Fikri Sağlar'ın bakanlığı zamanında uluslararası önemli bir fon sağlandığını hatırlıyorum ve tüm otel ve moteller yıkıldı sonradan, sulamaya da verilmedi işte gördüğünüz hale dönüştü. Görseller harika. Sizlere de iyi tatiller. :)

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel bir gezi olmuş, Pamukkaleyi hiç böyle bilmiyordum. Maşallah çok güzel evlatlarınız kızlarınız var. Sevgiler, başarılar diliyorum.

    YanıtlaSil
  3. Pamukkale çok güzel yer. 5-6 sene önce gitmiştim. 👍

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...