6 Şubat 2020

Mardin 2. Gün

Mardin gezimizin ikinci günü kahvaltı sonrası Midyat yolculuğu ile başlıyor. Midyat dinlerin ve dillerin buluşma noktasıdır, asırlar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliliği yapmıştır.


İlk durağımız "Mor Gabriel Manastırı" Midyat'a 20 kilometre mesafesindedir. Etrafta sadece kuş sesleri duyabileceğiniz tam bir inziva yeridir. Burayı rehber eşliğinde gezebiliyorsunuz. Tarihi 1600 yıl öncesine dayanıyor. Mor Şmuyel ve Mor Şemun tarafından kurulmuş ve Roma İmparatorluğu'nun katkılarıyla yüzyıllar içinde geliştirilip bugünkü halini almıştır.


Manastır günümüzde halen kullanılıyor ve 60 kadar kişi yaşıyor. Günde 7 kez ibadet ediyorlar. Azizler evi denilen bölüm manastırın en eski mezarlığı. Yüzyıllar boyunca 12bin rahip defnedilmiş. Burada rahipler yüzleri doğuya dönük ve oturur şekilde defnediliyormuş. Bunun nedeni de Hristiyanların kıyamet gününde Hz. İsa'nın ikinci kez doğudan beklemesi.


Sonrası Midyat merkeze geçiyoruz. İlk durağımız Midyat Konuk Evi. Burası Sıla dizisinin de çekildiği konak olduğu için Sıla Konağı olarak da biliniyor. En üst katına kadar çıkıp manzarayı doya doya seyrettim :)


Ve artık yemek zamanı, Midyat sokaklarında dolaşarak Shimayaa Hotel'in restoranına geldik. Et sevmeyen ben bile doya doya et yedim. Gerçekten çok lezzetliydi :)


Sırada Beyaz Su'da miiss gibi bir çay molası verip Nusaybin'den Suriye sınırına paralel bir şekilde Mardin dönüş yoluna geçiyoruz.



Mardin'in seyir terasında da bir fotoğraf molası ve alışveriş zamanı...



Akşam yemeği için bu kez durağımız Cercis Murat Konağı. Eğlence, sunum bir harika. Konağın sahibi girişimci bir kadın ve kadın istihdamına önem veriyor.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...