18 Temmuz 2014

St Petersburg 1.Gün (yolculuğumuz ve ilk beyaz gece)

Çook vakit kaybetmeden bilgiler taze taze akıldayken gezi notlarımı paylaşmaya başlıyorum...

Benim yıllardır görme hayali kurduğum "Beyaz Geceler"i yaşamak için bu sefer gezi rotamızı St. Petersburg'a çevirdik... E Rusya'ya gitmişken başkenti görmeden de olmaz diyerek 2 günümüzü de Moskova'ya ayırdık...

Peki "Beyaz Geceler" nedir; Şehir kuzey Kutbuna yakınlığı yani coğrafik konumu sebebiyle her yılın iki ayında beyaz geceleri yaşıyor.... Mayıs ayının ortalarından Temmuz ayının ortalarına kadar süren beyaz gecelerde güneş saat 03:00'de doğup gece 24:00'de batıyor... Güneş battıktan sonra da uzun bir süre karanlık olmuyor.... 01:30 ile 02:30 arası hafif karardığı yani alacakaranlık olduğu görülüyor... İşte benim de yaşamak istediğim tam da buydu... Biz sonuna bile yetişmiş olsak, gece 23:30'da güneş batıp  04:00 gibi doğuyordu ama inanın havada zifiri karanlık görünmüyor... Battığı taraf parlament mavisinin açık tonu, güneşin doğacağı yer de turuncu bir haldeydi... Aaahhh aahhhh tam benlik... Ve de Aysu'luk... Aysu hiç sevmiyor güneşin batmasını, bunalıma giriyor...

Neyse biz gelelim gezimize... Gezi bu kez kızların yazlıkta olması sebebiyle Tekirdağ'dan başladı... Keşanlı arkadaşlarımızla gidecektik bizi yazlıktan aldılar yola koyulduk...

Airflot ile gerçekleştirdik uçuşumuzu... Sabah erken başladı yolculuğumuz bu yüzden de uçağa biner binmez acıktık... Ama yemek olarak gelen giden bişey yoktu... Eyvah dedik aç kaldık... Bir baktık ki sadece soğuk içecek servisi başladı... Hadi dedik bari domates suyu alalım yanımızda da az biraz ekmek var... Domates suyuna ekmek bandırır yeriz :))) E biz doyduk derken bir baktık ki yemek servisi başladı.... Zaten uluslar arası ve 4 saat sürecek bir uçuş yemek servisinin olmaması imkansızdı... Ama çok geç olunca öyle düşündük... Sırada yemekler, sonra sıcak içecekler, yine soğuk içecekler derken yol boyunca epey bir şişirdik karnımızı....
 

Artık Peterburg'dayız... Pasaport kontrol, bavul derken hemen wifi bulup instagram paylaşımımızı yapıyoruz :))) Olmazsa olmaz :)))

 
Şehir merkezine gitmek için biz otobüse biniyoruz... Otobüs kişi başı 25 Ruble.... ( 1,5 tl --- 0,75 $ ) Otobüs bizi Moskovskaya metro istasyonuna kadar götürüyor... Buradan metroya biniyoruz... Moskovskaya mavi hat üzerinde ve biz aktarma yapmadan Nevskiy Prospekt  istasyonunda iniyoruz... Metro jetonları da 28 Ruble...
 
 
Burada biraz yürümemiz gerekti... Kiraladığımız daire yakın fakat ofisleri için +500 metre daha yürümemiz gerekti... Neyse ofisten ilgili kişi bizi dairemize getiriyor ve yerleşiyoruz... Son 3 yurt dışı seyahatimizde eğer varsa otel yerine daire kiralamayı tercih ettik... Mutfağı olması yurt dışında yemek sıkıntısı çekmememize sebep bir de ortak oturma alanı evde olduğumuz sürece beraber vakit geçirmemize olanak sağlıyor... Evimiz 2 oda 1 salon mutfak... Banyomuz da çok rahat... Çamaşır makinemiz bile var ama kullanmadık :)))

Neyse biz hemen eşyaları bıraktığımız gibi kendimizi "Beyaz Geceler"e atıyoruz... Evimiz çok merkezi konumda... St. Petersburg'un en önemli, hatta dünyada da büyük caddelerinden biri olan  Nevsky Prospekt ile Fontanka Nehri'nin kesiştiği Aniçkof Köprüsü'ne 2 dakika mesafede... Yani nehir kıyısında...
 
Gece 11 ve hava hala aydınlık... harika bişey...
 

Kısa bir rota belirledik kendimize... Nevsky Prospekt boyunca ilerleyip Mihaylovskaya Sokağına sapıp Rus müzesin doğru gidiyoruz... Karşımızda Puşkin'in heykeli arkasında da Rus müzesi...
 
Sonra kanala doğru ilerleyip sağa baktığımızda "Dökülen Kan Kilisesi"ni görüyoruz... Burada kısa bir fotoğraf molası veriyoruz  (ki yarın yine rotamız bu şekilde olacak)...
 
 
 Neva Nehri üzerinde açılan köprüleri izlemeye gidiyoruz...  Biz "Üçleme Köprüsü"ne yakın olduğumuz için buradan izlemeyi tercih ediyoruz... "Üçleme Köprüsü" (Troçki Most) ; 1897-1903 başarılı Fransız mühendisler Vincent Chabrol ile Rene Patouillard'ın Style-Modern üslubundaki sokak lambaları ve süslemeleriyle ünlüdür...
 
 
 
Gece vakti en gözde yerlerden biridir Neva Nehri kıyıları... Çünkü gece 02:00 gibi köprüler açılır, gemi geçişleri olur... Bu arada tabii adaların birbiri ile bağlantısı kesilir... Yani diyelim oteliniz karşı kıyıda biraz bekleyeceksiniz :))) Biz de birkaç gemi geçişini izledik... Herhalde sonlarına doğru geldik ki, köprüler de 03:00 gibi kapandı...
 
 
 Bu arada hava da artık aydınlanmaya başladı. Gece03:00. Yani alacakaranlık olan saatler 1-2 saat :)
 
 
Bundan sonra otelimize gidip ertesi sabah saat 10'da kalkma planı yapıp yattık uyuduk....
 

3 yorum:

  1. Çok güzel olmuş canım eline yüreğine sağlık...

    YanıtlayınSil
  2. Kocacığım da ne çekmiş ama:)canım arkadaşım da ne güzel yazmış :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Arzu'm teşekkür ederim... Ne de güzel gezdik ama yaaa.... Aklımda hala...

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...