14 Ağustos 2014

Vasilyevski Adası---St. Petersburg 3. Gün Devamı

Peterhof Saray'ı dönüşü minibüsten indiğimiz Avtovo metro istasyonundan devam ediyor bugünkü gezimiz... Buradan metroya binip (kırımız hat) Mayakovskaya'da yeşil hatta aktarma yapıp Vasileostrovskaya'da iniyoruz... Böylece artık Vasilyevski Ada'sındayız... Büyük Petro, Neva Irmağı deltasındaki en büyük ada olan Vasilyevski Adası'nın, yeni şehrinin yönetim merkezi olmasını istiyormuş... Ama ulaşım zorlukları ve sel baskınlarından dolayı bu projesinden vazgeçmiş ve kent merkezi karşı kıyıdaki Donanma Binası'nın olduğu bölge olmuş... Hatta eski şehir planlarında olan ama hiçbir zaman kazılamayan irili ufaklı kanalların izleri, kuzey-güney yönünde ilerleyen ve liniyi olarak bilinen numaralı sokaklarda görülebilir...

Biz de işte bu sokakların birinde en hareketlisinde (yani kafelerin olduğu-6. liniya) bir kahve ve dinlenme molası verdik...
 


Nehir kıyısı boyunca müzeler ve saraylar var...
Biz elimizdeki kitap ve haritalar ile keşfe hazırız...
 
 
İlki Sanat Akademisi... 1757'de Rus sanatçılarının Batı sanat üslupları ve teknikleriyle ilgili eğitmek üzere kurulmuştur...Akademinin dışındaki merdivenlerin iki yanında MÖ 14. yüzyıldan kalma iki sfenks bulunur.. antik Mısır kalıntıları arasında bulunduktan sonra 1832'de buraya getirilmiştir...
 
 
Sırada Menşikov Sarayı var... Petersburg'da inşa edilen en eski yapılardandır...Saray günümüzde Ermitaj'ın bir parçasıdır...
 
 
Kunstkammer... Geniş bir ön cepheye sahiptir fakat karşı yakadan çok güzel bir şekilde fotoğraflanabilirken biz bu kadar yakınından ancak kulesini çekebildik...  Günümüzde Antropoloji ve Etnografya Müzelerine ev sahipliği yapar ve Petro'nun garip koleksiyonu merkezdeki rotondoda sergilenir...  En ürkütücü parçalar, alkol dolu kaplarda saklanan Siyam ikizleri ve iki başlı kuzu :(
 
 
Zooloji Müzesi... Dünyanın en büyük doğa tarihi koleksiyonlarından birine sahiptir...
 
 
 
Ve Rostral Sütünlar... Bunlar 1810 yılında Thomasde Thomon tarafından deniz feneri olarak tasarlanmıştır... Önemli kutlamalarda hala meşaleler yakılır...
 
 
Sırada "Eski Borsa Binası" var... Strelka'nın (burun) merkezinde yer alan yapı Yunan tapınaklarından esinlenerek inşa edilmiştir...
 
 
Bizim de merdivenlerinden çıkarken bir pozumuz olmasın mı???
 
 
Ve artık burun kısmındayız... Karşımızda Ermitaj ve fotoğraf molası
 
 
Artık kendi yakamıza geri dönme zamanı... Dvortsovi Most'tan "Saray Yakası"na geçiyoruz....
veee yine arkamızda Ermitajjjjjj....
 
 
Nevsky Prospekt boyunca devam ediyoruz... Markete uğrayıp akşam için menümüzü belirliyoruz... Somon ve makarna hazırlayıp tekrar yollara koyuluyoruz....
 
 
Vladimirskaya Katedrali ve hemen karşısındaki Vladimirskaya Pasajı var... Gerçi artık akşam saatleri olduğu için pasaj kapalı ve son gün tekrar geliriz diye oradan ayrılıyoruz.... Pasajda 100'den fazla mağaza yer almaktaymış.... Vladimirskaya meydanı ismini altın kubbeli katedralden alır... Hemen sokaktan ilerlediğimizde Dostoyevski Konut-Müzesini görüyoruz....
 
 
Ligovsky Prospekt'e çıkıp büyük bir alışveriş merkezi görüyoruz... Bizim Galeria ile adaş :))) Ha bu arada Bulgar alfabesini bildiğim için size karmakarışık gelen o yazıları okuma yazmada hiç sıkıntı çekmedim... Bu rotamızı gündüz yapmadığımız için üzülüyoruz bu arada :((
 
 
Lagovsky Prospekt ile Nevsky Prospekt'in kesişim yerinde St. Petersburg'un en büyük tren istasyonu var... Moskova trenleri Buradan hareket ediyor... Biz gittiğimizde de Moskova'ya yatılı tren hareket etmek üzereydi....
 
 
Bir veda sahnesine şahit oluyoruz ve film seyreder gibi seyrediyoruz... Kız Moskova yolcusu ve son dakika yetişir trene... Erkek arkadaşı ile uzun uzun sarılıyorlar... Kız trene biniyor, erkek de hareket eden treni epey bir takip ediyor... Öyle bir dalmışım ki eşim dürtüyor beni de kendime geliyorum :)))
 
Yolumuz bu kez Nevsky Prosğekt'in daha da ilerisi... Cadde boyunca çok güzel mağazalar var ve bir kez daha pişman oluyoruz bu rotamızı geç saatlere bıraktığımız...
 
Sabah erken saatte Ermitaj Müzesi'ne gideceğimiz için taksiyle evimizin yolunu tutuyoruz...
 
 
 
 
 
 
 

1 yorum:

  1. Alev ya tekrar yasadım sanki gezdiğimiz yerleri😀 ayaklarımız kopsa da hersey cok güzeldi insan dönünce anlıyor , tekrar gitsem giderim valla... Bu arada o kadar çalısmaya okumaya rağmen unutmusum😁

    YanıtlayınSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...